Paris'in kuzeyindeki 5.000 yıllık bir mezar, Avrupa'nın taş anıtlarını inşa eden medeniyetin bir anda nasıl silindiğini fısıldıyor. Kopenhag Üniversitesi ekibi, bölgede yatan 132 kişiye ait DNA dizilimlerini inceledi. Sonuçlar oldukça net. Milattan önce 3000 yılında mezarı kullanan ilk nesil ile sonradan gelenler arasında hiçbir kan bağı bulunmuyor.
Kemiklerdeki genetik kalıntılar, veba ve humma gibi patojenlerin izlerini taşıyor. Hastalıklar, çevresel stresle birleşerek yerel halkı haritadan sildi. Ölüm oranlarındaki artış, özellikle çocukları ve gençleri vurdu. Kuşaklar boyu akrabaların bir arada yattığı mezarlar, felaket sonrasında yerini tek bir erkek soyunun egemenliğine bıraktı. Sosyal yapı tamamen değişti.
Toplumların demografik çöküşü, anıtların inşasını da sonsuza dek durdurdu. Geçmişin genetik verileri, medeniyetlerin krizler karşısında ne kadar savunmasız kalabileceğini kanıtlıyor. Unutulmuş kemikler, kendi geleceğimize dair sert bir uyarı barındırıyor. Doğa affetmiyor.
KAYNAK: sciencedaily.com