Evrenin karanlık mimarisinde, devasa bir yıldız öldüğünde her zaman geriye dev bir kara delik bırakmıyor; bazen kendini tamamen yok edecek kadar şiddetli patlıyor. Cardiff Üniversitesi araştırmacıları uzay-zaman dokusundaki dalgalanmaları dinleyerek kozmik bir kuralı yıktı. Güneşten 45 kat daha ağır dev kara deliklerin varlığı, tek bir yıldızın çöküşüyle açıklanamazdı. Sonuç: Doğrudan kaos.
Ekip, LIGO dedektörlerinin yakaladığı 153 birleşme sinyalini incelediğinde tuhaf bir grupla karşılaştı. Düşük kütleli olanlar yavaşça kendi etrafında dönerken, devasa olanlar rastgele yönlerde hızla savruluyordu. Bu tablo bize dev kara deliklerin sakin bir ölümden değil, küresel yıldız kümeleri denilen kalabalık ve şiddetli mahallelerdeki zincirleme çarpışmalardan doğduğunu gösteriyor. Küçükler birleşiyor, birbirini yutuyor ve büyüyor.
Bu keşif, yıldızların yaşam döngüsüne dair bildiğimiz teorileri temelden değiştiriyor. Yasaklı kütle aralığı kavramını doğrulayan bu net veriler, evrenin en aşırı ortamlarında gerçekliğin sınırlarının nasıl büküldüğünü anlamamız için yepyeni bir eşik atlatıyor. Kozmik karanlığın kalbindeki bu şiddetli senfoniyi dinlemeye daha yeni başlıyoruz.
KAYNAK: space.com