Eriyen buzullar sadece okyanusları taşırmıyor; binlerce yıldır donmuş toprağın derinliklerinde uyuyan biyolojik bir orduyu da yavaşça hayata döndürüyor. Ancak bu çözülme, bilim dünyasının beklediği gibi toplu bir uyanış senaryosu değil.
Queen Mary University of London araştırmacıları, Svalbard takımadalarından alınan örnekleri incelediğinde ezber bozan bir tabloyla karşılaştı. Isınan havaya ve çözülen buzlara rağmen topraktaki mikropların yaklaşık yarısı derin uykusuna sadık kalıyor. Bazı türler günler içinde hızla faaliyete geçerken, metan gazını tüketen organizmalar sahneye çıkmak için haftalarca beklemeyi tercih ediyor. Üstelik uyananlar sadece organik maddeleri parçalamakla yetinmiyor; birbirlerini avlayarak mikroskobik bir savaş alanı yaratıyor. Sonuç: Beklenmedik bir karmaşa.
Kuzey Kutbu dünya toprak karbonunun neredeyse üçte birini hapsediyor ve bu görünmez aktörlerin ne zaman harekete geçeceğini bilmek iklim krizinin seyrini doğrudan belirleyecek. Mevcut iklim modellerimiz artık küresel ısınmayı tekdüze bir felaket düğmesi olarak değil, zamanla devreye giren çok katmanlı ve seçici bir biyolojik saat olarak yeniden kurgulamak zorunda.
KAYNAK: phys.org