İnternetin derinliklerinde, sonsuza uzanan sararmış duvar kağıtları ve vızıldayan floresan ışıklarıyla dolu terk edilmiş ofis labirentleri var. Fiziksel olarak var olmayan bu mekanlar, zihnimizin izolasyon arayışını tatmin eden yeni bir seyahat rotasına dönüştü. Burası dijital dünyanın tekinsiz arka odaları.
Lancaster Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Sophie James ve ekibi bu durumu coğrafya ötesi karanlık turizm olarak tanımlıyor. İnsanlar artık gerçek dünyadaki felaket bölgelerini ziyaret etmek yerine, internetin kuytu köşelerinde inşa edilen hiçlik alanlarında kaybolmayı seçiyor. Paylaşılan videolar ve hikayelerle bu boşluk hissine ortak oluyorlar. Ekranın ardındaki ürperti çok gerçek.
Yakında A24 yapımı bir filme de ilham verecek olan bu eğilim, mekan algımızı tamamen sarsıyor. İnternet artık gerçek dünyayı yansıtan bir ayna değil, başlı başına bir destinasyon. Gelecekteki en derin yolculuklarımızı, haritada yeri olmayan bu dijital boşluklara yapacağız.
KAYNAK: phys.org