Chicago sokaklarında yürürken aslında yalnız değilsiniz, görünmez bir dijital gardiyanın sürekli gözetimindesiniz. Jeremy Bentham 18. yüzyılda mahkumların her an izlendiğini hissettiği o ünlü hapishane modelini tasarladığında, bu fikrin bir gün tüm şehre yayılacağını muhtemelen tahmin edemezdi. Bugün Chicago Polisi, on binden fazla kamera ve entegre sensör ağlarıyla şehri modern bir panoptikona dönüştürmüş durumda.
Şehrin sinir sistemi gibi çalışan Stratejik Karar Destek Merkezleri, ShotSpotter teknolojisiyle silah seslerini anında duyuyor ve Clearview AI veritabanıyla yüzleri saniyeler içinde eşleştiriyor. Operatörler suç sıcak noktalarını önceden tahmin eden algoritmalar sayesinde olay yerine polis varmadan drone gönderebiliyor. Bu entegre yapı tepki sürelerini yüzde 40 kısaltıp cinayet oranlarını düşürse de sistemin kusursuz işlediğini söylemek zor.
Verilerdeki yüzde 30 civarındaki hata payı ve sürekli izlenmenin yarattığı toplumsal baskı, güvenlik ile mahremiyet arasındaki o ince çizgiyi tamamen siliyor. Şehirler artık sadece yaşanılan alanlar değil, davranışlarımızın yeniden kodlandığı devasa veri laboratuvarları haline geldi. Unutmayın, özgür irade izlendiğini bildiği an şekil değiştirir.
KAYNAK: technologyreview.com