Dün yediğiniz yemek, ilk öpücüğünüz veya çocukluk travmalarınız hiç yaşanmamış olabilir. Santa Fe Enstitüsü araştırmacıları David Wolpert ve Carlo Rovelli, varoluşsal bir krizin kapısını aralayarak evrenin rastgele dalgalanmalarından doğan sahte anılara sahip birer Boltzmann beyni olma ihtimalimizi masaya yatırdı. Tüm o hatıralar, kozmik bir kaosun tesadüfi ürünlerinden ibaret olabilir. Sonuç: Gerçeklik sandığımızdan çok daha kırılgan.
Sorunun kökeninde istatistiksel fizik yatıyor. Termodinamiğin ikinci yasası entropinin zamanla arttığını söylese de, bu kuralın temelindeki denklem zamanın yönünü umursamıyor. Yani, beyninizdeki karmaşık anı ağlarının geçmişte gerçekten yaşanmış olaylardan ziyade, evrendeki ani ve rastgele bir enerji dalgalanmasıyla bir anda oluşması matematiksel olarak daha olası. Araştırma ekibi, fizikçilerin zaman ve hafıza üzerine kurduğu teorilerde ciddi bir döngüsel mantık hatası buldu. Fizik kuralları geçmişi kanıtlamaya yetmiyor.
Bu yeni bakış açısı, zamanın akışına ve entropiye dair en temel kabullerimizi yeniden yazıyor. Geçmişi kesin bir doğru olarak kabul etmek yerine, fiziksel yasalar ile insan algısı arasındaki o ince çizgiyi baştan tanımlamak zorundayız. Kozmosun derinliklerinde gerçeklik ile illüzyon birbirine karışıyor.
KAYNAK: sciencedaily.com