Damarlarımızda dolaşan kan, çoktan yok olmuş hayalet türlerin genetik yamalarından oluşan yürüyen birer kimera olduğumuzu kanıtlıyor. İnsanlığın kaynak kodu yeniden yazılıyor. Afrika'dan çıkan atalarımızın Denisovalılar ile karşılaştığını biliyorduk ama asıl sır, Denisovalıların da çok daha eski bir türle gen alışverişi yapmış olmasıydı. Bu gizemli atanın kimliği bugüne dek tam bir sırdı.
DNA zamanla parçalanır ve silinir. Bu yüzden Çinli araştırmacılar zamanın yıkıcı etkisine direnen diş minesi proteinlerine yöneldi. Çin'deki üç farklı bölgeden alınan 400 bin yıllık Homo erectus dişleri ve Harbin bölgesinden bir Denisovalı örneği mikroskop altına yatırıldı. Sonuçlar netti. Denisovalılar, bir milyondan fazla yıl önce Asya'ya yayılan Homo erectus ile genlerini karıştırmış ve bu mirası bize kadar taşımıştı.
Artık soyağacımız düz bir çizgiden ziyade, karmaşık ve iç içe geçmiş devasa bir ağ. Diş minelerinde saklanan bu mikroskobik protein dizilimleri, biyolojik kimliğimizin sınırlarını baştan çiziyor. Geçmişin hayaletleri sadece toprağın altında değil, bizzat kendi hücrelerimizde yaşamaya devam ediyor.
KAYNAK: arstechnica.com