İklim krizinin faturası sadece eriyen buzullarla değil, sokaklarda uyuyan insanlarla kesiliyor. Sydney Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü kapsamlı bir çalışma, önümüzdeki on yıl içinde evsizlik oranının tam dört katına çıkabileceğini kanıtladı. Bu karamsar bir bilimkurgu senaryosu değil. Tamamen soğuk matematik.
Aşırı hava olayları binaları yıkmakla kalmıyor; inşaat tedarik zincirlerini kırıyor ve sigorta primlerini kontrolden çıkarıyor. Araştırmacı Peyman Habibi-Moshfegh ve ekibi, yirmi yıllık sosyoekonomik verileri kullanarak konut piyasasının iklim şoklarına nasıl tepki vereceğini modelledi. Geleneksel barınma politikaları bu şiddetli sarsıntıyı kaldıramıyor. Artan maliyetler doğrudan kiracıların ve düşük gelirli hanelerin sırtına biniyor. Düşük emisyonlu en iyimser senaryoda bile evsizlik ikiye katlanıyor. Sistem çöküyor. Sonuç: Kaos.
Artık barınma krizini ekolojik çöküşten bağımsız ele alamayız. Hükümetlerin acilen iklim simülasyonlarından geçmiş, kırılgan kesimleri merkeze alan esnek sosyal konut stratejileri inşa etmesi şart. Aksi takdirde, geleceğin en kalabalık iklim mültecileri kendi şehirlerinde yersiz yurtsuz kalan sıradan vatandaşlar olacak.
KAYNAK: phys.org