Princeton Üniversitesi'nden kimyager Gregory Scholes ve çalışma arkadaşları, karmaşık klasik ağların kuantum nesnelerini matematiksel olarak taklit eden davranışlar üretebildiğini ortaya koydu. Araştırma, canlı organizmaların kırılgan kuantum durumlarını doğrudan sürdürmek yerine, evrimsel süreçte benzer işlevleri klasik ağ dinamikleri üzerinden taklit eden yapılar geliştirmiş olabileceğini savunuyor.
Fotosentez gibi biyolojik süreçlerde uzun ömürlü kuantum uyumluluğuna dair kesin kanıt bulunamaması üzerine geliştirilen çerçeve, klasik osilatör ağlarının Hilbert uzayındaki vektörlerle tanımlanabilmesine dayanıyor. 2024'te yayımlanan çalışmalarda Scholes, senkronize titreşen klasik sistemlerin kuantum bitlerini (kübit) ve hesaplama yapabilen mantık kapılarını matematiksel olarak taklit edebileceğini gösterdi.
Max Planck Enstitüsü'nden Wolf Singer bu modellemenin sinir ağlarının zaman boyutundaki verimliliğini açıklamada güçlü bir araç olduğunu belirtirken, Ottawa Üniversitesi'nden fizikçi Ebrahim Karimi klasik dalga girişimlerinin kuantum diliyle açıklanmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Purdue Üniversitesi'nden Ethan Dickey ise sistemin kuantum makine öğrenimindeki pratik potansiyelini ve hesaplama sınırlarını araştırmaya devam ediyor.
KAYNAK: quantamagazine.org