İnsanlık kozmik izolasyonunu kırmak için elindeki en tehlikeli gücü uzayın karanlık derinliklerine taşıyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, 2028 yılının sonuna kadar Mars yörüngesine ulaşacak ilk nükleer reaktörlü uzay aracı SR-1 ile oyunun kurallarını tamamen değiştiriyor. Geleneksel kimyasal roketlerin fiziksel sınırlarına çoktan ulaştık. Artık vites büyütme zamanı.
Sistem devasa ve fütüristik bir ok şeklinde tasarlandı. Aracın ucunda 20 kilovatlık bir uranyum reaktörü yanarken, devasa soğutucu kanatçıklar sistemin erimesini önlemek için fazla ısıyı uzay boşluğuna kusacak. Bangor Üniversitesi uzmanlarının da belirttiği gibi, fisyon reaktöründen elde edilen ısı gazı elektriklendirip fırlatarak devasa bir itici güç yaratıyor. Güneş ışığına bağımlılık tamamen bitiyor. Sonuç: Saf hız.
Bu mühendislik harikası, Amerika için sadece Çin ile girilen acımasız uzay yarışında stratejik bir koz değil. Nükleer elektrik itki sistemi, gezegenler arası yolculuk süresini dramatik şekilde kısaltarak astronotları ölümcül kozmik radyasyon banyosundan kurtarıyor. Bilimkurgu sayfaları gözlerimizin önünde bir belgesele dönüşüyor. Mars artık hiç olmadığı kadar yakınımızda.
KAYNAK: technologyreview.com