Ölüm artık biyolojik bir son değil, doğanın kalbinde gizlenen ve hacklenebilir bir sistem açığı. J. Craig Venter Enstitüsü araştırmacıları, Mycoplasma capricolum türü bakterilerin DNA dizilimini özel bir kemoterapi ajanı kullanarak tamamen sildi. Geride sadece protein üretebilen ama kendi başına çoğalamayan, işlevsel olarak ölü bir hücresel ceset kaldı. Kusursuz bir boş tuval.
Ekip bu biyolojik boşluğa Mycoplasma mycoides bakterisinin laboratuvar ortamında dijital olarak tasarlanmış 1.1 milyon baz çiftlik sentetik genomunu yerleştirdi. Sonuç kesindi. Yeni genetik yazılım, ölü hücrenin donanımını hızla devralarak onu yepyeni bir kimlikle hayata döndürdü. Eski hücrenin DNA savunma mekanizmaları en baştan yok edildiği için, dışarıdan gelen genetik materyal hiçbir direnişle karşılaşmadan tüm hücresel sistemi ele geçirdi.
Şimdilik sadece basit yapılı bakterilerde çalışan bu yöntem, geleceğin sentetik biyoloji kurallarını baştan yazıyor. Yakında yeni nesil biyoyakıtlar veya yüksek değerli ilaçlar üretecek özel tasarım mikroplar, standart bir bilgisayara işletim sistemi yükler gibi kolayca yaratılacak. Yaşamın kaynak kodu artık devasa laboratuvarlarda yeniden derleniyor. Frankenstein kurgusu tamamen belgesele dönüştü.
KAYNAK: nature.com