Okyanusları boğan sentetik cehennemimiz, beynimizdeki nörolojik bir çöküşü onarmak için şifaya dönüşüyor. Edinburgh Üniversitesinden Profesör Stephen Wallace ve ekibi, çöpe attığımız sıradan PET şişeleri Parkinson tedavisinin temel yapı taşına çevirmeyi başardı. Biyoloji ve atıklarımız artık birbirine entegre oluyor. Doğa kodunu yeniden yazıyor.
Süreç tam bir biyolojik hack işlemi. Önce doğada yüzyıllarca çözünmeyen plastikler kimyasal olarak parçalanıp temel yapı taşları olan tereftalik asit moleküllerine ayrılıyor. Ardından sahneye genetiği özel olarak tasarlanmış E. coli bakterileri çıkıyor. Bu mikroorganizmalar birer derleyici gibi çalışarak sentetik atığı yutuyor ve doğrudan beyindeki dopamin eksikliğini gideren L-DOPA molekülüne dönüştürüyor. Sonuç: Kusursuz bir sentez.
Bu teknoloji, büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı ve ağır işleyen ilaç endüstrisinin dengelerini kökünden sarsıyor. Çöplüklere gömülecek veya doğayı zehirleyecek olan karbon, insan hayatını iyileştiren yüksek katma değerli bir tedaviye evriliyor. Atık kavramı biyolojinin sınırlarında anlamını yitiriyor. Geleceğin en güçlü eczaneleri kendi yarattığımız çöplüklerde filizleniyor.
KAYNAK: phys.org