Milyonlarca insan, beyinleri biyolojik olarak derin bir uyku modundayken güne başlamak zorunda kalıyor. Toplumsal yapının dayattığı bu doğal olmayan ritmi düzeltmek yerine, sisteme ayak uydurmak için insan biyolojisini kimyasallarla hackliyoruz. Gerçeklik tam olarak bu.
Mass General Brigham ekibinden Kirsi-Marja Zitting ve meslektaşları, sabah üç ile yedi arasında iş başı yapanların biyolojik dezavantajını yenmek için solriamfetol isimli ilacı test etti. Dört haftalık klinik deneyin sonunda tablo fazlasıyla netti. Katılımcılar sekiz saatlik vardiyaları boyunca uyanık kaldı, odaklandı ve günlük işlevlerini hatasız yerine getirdi. Üstelik günün ilerleyen saatlerindeki uyku düzenleri de bozulmadı. Beynin uyku komutunu başarıyla susturdular.
Modern çağın dayattığı erken mesai saatleri, artık farmakolojik bir yama ile sürdürülebilir hale geliyor. Bu hamle iş kazalarını ve verimlilik kayıplarını şüphesiz azaltacak. Ancak asıl mesele, çalışma saatlerini insani hale getirmek yerine insanı yorulmaz bir makineye dönüştürme fikrine giderek daha fazla alışmamız. Bedenimizin sınırlarını zorlayan bu yeni kimyasal müdahale, çalışma kültürünün geleceğini tamamen değiştiriyor.
KAYNAK: sciencedaily.com