Evrenin en büyük galaksileri beklediğimizden çok daha az yıldıza sahip çünkü merkezlerindeki süper kütleli kara delikler geleceği yutuyor. Michigan Üniversitesi araştırmacısı Cindy Xiang bu kozmik hırsızlığı tam zamanında yakaladı. Yıldızların doğması için gereken gaz bulutları, kara deliğin etrafında kopan fırtınalarla uzayın derinliklerine savruluyor. Bu bir yok oluş fermanı.
NASA ve JAXA destekli XRISM uydusu ile NGC 4151 galaksisine bakan ekip, kara deliğin etrafındaki enerji girdabını benzersiz bir netlikle izledi. Madde kara deliğe düşerken ısınıp yoğun bir plazmaya dönüşüyor ve devasa rüzgarları tetikliyor. Xiang en hızlı rüzgarların X-ışını patlamalarından tam üç saat sonra ortaya çıktığını kanıtladı. Cindicity adını verdiği yepyeni bir metrikle bu fırtınaların zamanlamasını çözdü.
Bu keşif galaksilerin nasıl büyüdüğüne ve neden aniden yaşlandığına dair tüm kozmik senaryoları kökünden değiştiriyor. Kara delikler sadece etrafındakileri yutan karanlık çukurlar değil, aynı zamanda evrenin mimarisini şekillendiren acımasız heykeltıraşlar olarak karşımıza çıkıyor. Galaksilerin kaderi bu fırtınaların insafında yazılıyor.
KAYNAK: sciencedaily.com