Bilim uğruna ne kadar ileri gidilebilir? Gine-Bissau'da planlanan ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından finanse edilen bir deney, 14.000 bebeği kelimenin tam anlamıyla kobay tahtasına yatıracaktı. Tasarıma göre bebeklerin yarısı doğar doğmaz, diğer yarısı ise tam altı hafta sonra hepatit B aşısı alacaktı. Yani yazı tura atar gibi, savunmasız bir grubun kaderi tamamen şansa bırakıldı.
Sorun şu ki, hepatit B aşısı kırk yıldır güvenli ve doğumda yapılması gerektiği kanıtlanmış hayati bir kalkan. Gine-Bissau'da nüfusun beşte birinde kronik hepatit B varken, bebekleri altı hafta korumasız bırakmak biyolojik bir kumar oynamak demek. Araştırmacılar yerel politikanın zaten aşıyı kapsamadığını savunsa da, eldeki hayat kurtarıcı bir ilacı veri toplama uğruna esirgemek modern tıbbın vicdanını zorluyor.
Dünya Sağlık Örgütü, bu tasarımı etik kurallara aykırı bularak frene bastı ve çalışma şimdilik askıya alındı. Bilimsel veri toplamak hayati önem taşısa da, insan yaşamı istatistiksel birer veri noktasına indirgendiğinde ilerleme anlamını yitiriyor. Bazen en büyük bilimsel başarı, yanlış bir deneyi hiç başlatmamaktır.
KAYNAK: arstechnica.com