Zürih Üniversitesinden araştırmacı Peter Degen, danışmanının 2017 tarihli sıradan bir makalesinin aniden yüzlerce kez atıf aldığını fark ettiğinde bilimsel bir mucize yaşandığını sanmıştı. Gerçek çok daha karanlıktı. Çin merkezli platformlarda satılan yapay zeka araçları, halka açık sağlık verilerini kullanarak dakikalar içinde sahte ama kusursuz görünen binlerce makale üretiyor ve bu eski çalışmayı referans gösteriyordu. Sistem tamamen hacklenmişti.
Algoritmalar artık ceviz yemek ile bilişsel fonksiyonlar arasında rastgele bağlantılar bulup 30 dakikadan kısa sürede grafiklerle dolu akademik metinler yazabiliyor. Üstelik bu metinler geçmişin hatalı yapay zeka üretimleri gibi sırıtmıyor. Editörler ve hakemler gerçeği sentetik olandan ayırmakta zorlanırken, inceleme masaları devasa bir çöplüğe dönüştü. Hakemler pes ediyor.
Akademideki yayınla ya da yok ol baskısı sürdükçe, sonsuz makale yazan bu makineler bilimsel bilgi birikimini zehirlemeye devam edecek. Bilim dünyası araştırmacıların değerini sadece yayın sayısıyla ölçmekten acilen vazgeçmek zorunda. Aksi takdirde insanlığın en güvenilir bilgi arşivi, geri dönüşü olmayan koca bir gri kütleye dönüşecek. Bilimin nicelik değil nitelik devrimine ihtiyacı var.
KAYNAK: theverge.com