Jennifer eski profesyonel fotoğrafını bir yüz tanıma sistemine yüklediğinde tek amacı geçmişte çektiği yetişkin içeriklerini bulmaktı. Karşısına çıkan manzara ise bambaşkaydı; kendi bedeninin üzerinde tamamen yabancı birine ait bir yüz duruyordu. Beden hırsızlığı.
Üretken yapay zeka geliştikçe, milyonlarca saatlik yetişkin içeriği rızasız birer eğitim verisine dönüştü. UC Berkeley araştırmacısı Hany Farid bu durumu karanlık bir kutuya benzetiyor. Artık birinin yüzünü sahte bir bedene yerleştirmek için basit bir uygulama yetiyor. Korsanlar sadece videoları çalmıyor, oyuncuların dijital kimliklerini kopyalayıp hayranlarını dolandırıyor veya onları hiç yapmadıkları eylemlerin içine hapsediyor. Sonuç: Çözümsüz bir travma.
Mevcut telif hakları veya yeni yasalar bu sentetik dalgayı durdurmakta yetersiz kalıyor. Aksine, yetişkin içeriklerini internetten tamamen silmek isteyenler için bir silaha dönüşme riski taşıyor. Sentetik medya mahremiyeti bir illüzyona çevirirken, dijital dünyada kendi bedenimize sahip olma hakkımız yavaş yavaş ellerimizden kayıp gidiyor. Gerçekliğin ölüm fermanı tam da burada imzalanıyor.
KAYNAK: technologyreview.com