Bedenimizdeki trilyonlarca hücre, termodinamik kurallarına açıkça meydan okuyor. İçi büyük oranda jel benzeri sıvıyla dolu bu mikroskobik yapıların tipik fizik yasalarına uyması beklenirdi. Ancak hücreler, ısıyı standart akışkanlar fiziğinin açıklayamayacağı bir inatla içlerinde hapsediyor. Yaşamın tamamen kendine ait kuralları var.
Tokyo Üniversitesi ekibi bu tuhaf gizemi çözmek için hücreleri kızılötesi lazerle ısıtıp soğuma süreçlerini milisaniyelik hassasiyetle izledi. Sadece sıvıdan ibaret yapay kesecikler fiziğin emrettiği gibi anında soğurken, canlı hücreler ısıyı biriktirip çok daha yavaş dışarı saldı. Sanki içlerinde mikroskobik birer termal kalkan taşıyorlardı. Bu yavaşlık tamamen hücrenin kendi doğasından kaynaklanıyordu.
Araştırmacı Kohki Okabe ve ekibine göre bu hapsolmuş ısı basit bir metabolik atık değil, hücresel işlevlere güç veren konsantre bir enerji kaynağı. Hücrelerin ısıyı bir sinyal gibi nasıl kullandığını kavramak; kanser, epilepsi ve iltihaplanma gibi hastalıkların tedavisinde yepyeni tıbbi kapılar aralayacak. Biyoloji, fiziğin sınırlarını yeniden çiziyor.
KAYNAK: phys.org