Canlıların biyolojik evrim yoluyla geliştiği gerçeği, modern bilimin en temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Teorik fizikçiler ise uzun süredir çok daha radikal bir sorunun peşinden gidiyor: Kozmolojik ölçekteki evrenler de tıpkı canlı organizmalar gibi doğal seçilim süreçlerinden geçiyor olabilir mi?
Kozmolojik doğal seçilim fikri, on yıllar boyunca teorik fiziğin kıyısında marjinal bir hipotez olarak varlığını sürdürdü. Evrenlerin kara delikler aracılığıyla çoğaldığı, temel fizik sabitlerinin nesilden nesile aktarılarak değiştiği yönündeki önermeler, ana akım astrofizik dünyası tarafından uzun süre fazlasıyla spekülatif kabul edildi.
James Webb Uzay Teleskobu tarafından 2022 yılında elde edilen yeni gözlem verileri ve bağımsız araştırmacıların yayımladığı kuramsal modeller, tartışmayı yeniden alevlendirdi. Erken evrende saptanan ve standart kozmoloji modellerini zorlayan devasa galaksi yoğunlukları, kozmosun kör bir rastlantı yerine belirli parametreleri optimize eden evrimsel bir mekanizmayla şekillendiği tezine taze bir zemin kazandırıyor.
KAYNAK: smithsonianmag.com